İSİMSİZ MEKTUP

KİŞİSEL, PSİKOLOJİ

İSİMSİZ MEKTUP

Yorum Yapılmamış 15 Ekim 2009

Tıpkı rüzgarın tenimi, saçımı okşaması,saçlarımı darmadağın ederek bana inat gözlerimin önüne iteklemesi gibi bir şeydi bu. Öyle bir yerdeydim ki güneşi görmek ve içimi ısıtabilmek için tam da o noktada durmam gerekirken rüzgar haylaz ve şımarık bir çocuk gibi onunla oynamaya davet ediyordu beni... Oysaki yorgun bir günün sonunda, üstelik de içindeki insan hesap defterini kabartmışken, o çok ihtiyaç duyduğun huzura kavuşmanın hayaliyle eve varmak üzereyken oynamak için fazla yorgun olursun... Benimki de öyleydi işte... Sadece çok yorgundum. Hiç biri rüzgardan daha önemli olmayan meseleler için bütün gücümü tüketmiştim ve ruhumu iyileştireceğini bile bile yine de onunla oynayamayacak kadar kirli hissediyordum içimi. Ve o yüzüme toz atıp, saçlarımın arasında gezinirken, hiç bırakmayacakmış gibi hırkamı çekiştirirken ben geçen her saniye kendimi biraz daha çaresiz hissediyordum. Aslında onunla oynamak istediğimi bilmesini, hatta tekrar çocuk olup onun hızını da arkama alarak tekrar uçabileceğimi hissetmeyi o kadar çok istiyordum ki o an! Ama sadece çok yorgundum, kıpırdayamıyordum. Ve en kötüsü de o benim onu artık istemediğimi düşünüp gözlerimin önün...

Devamını Oku

YA G/ÖZ’E KANILIRSA?

KİŞİSEL, PSİKOLOJİ

YA G/ÖZ’E KANILIRSA?

4 Yorum 22 Eylül 2009

Duyguların yanında kelimelerin kifayesiz kaldığı bu dönemde kelimelerin anlam yükleyebileceğini düşündüğüm birşeylerden bahsedeyim istedim. Hayatımda bazı insanlar duruşuyla, ağzından çıkan bir kaç sözcükle bile beni kendisine hayran bırakabilir. Mesela Ali Nesin... ağzından çıkan 2 söz... masumca bir itiraf... rakı içişi... hayata bakışı... yaşadıkları.. benim için bütünüyle bir hayranlık örneği. Son dönemde quantum teorilerine inanır oldum... öyleki son dönemde en fazla vakit geçirdiğim şey Zeki Demirkubuz ve Kıskanmak filmi. Hayatıma giren bu film ve kişi oldukça farklı hayranlık ve sorgulamalara neden oldu. Önceklikle Zeki hocadan bahsedeyim. Tanışmadan önce korkulası bir adam olarak tanıdığım birisiydi. Fakat bu düşünceyle ne kadar duvar koymaya çalışsamda duvarları yıkacak kadar mütevazi, içten ve adı gibi Zeki birisi. Öyleki kişiliği tanıdıkça yaptığı işin, yaptığımız işin önüne geçer oldu. Konuşurken sergilediği tavırdır, bir işe bakış açısıdır, hayata karşı duruşudur herşeyiyle beni benden alır hayranlığımı kazanır oldu. Bir insan toplantıya “Yaa nerden çıktı bu toplantı tam evde çamaşırları toplayıp mis gibi çamaşır kokusunu içime çekiyordum” diye başlarsa onu sevmemek, bu doğallığına ve içtenliğine kapılmamak olur mu? Bilmeyenler için Zeki Demirkubuz filmleriyle(Kader, Masumiyet, Yazgı vb) sinema ve edebiyat dünyası tarafından çok beğenilen filmlere, senaryolara ve projelere imza atmış birisi. Filmleri satış kaygısı taşımadığı için işin ticari boyutundan çok kalitesiyle ilgilenmiş. Son filmi Kıskanmak içeriğide biz insanlara ait mutluluk arayışı (ve bulamayışı) üzerine kurulmuş, Nahit Sırrı Örik’in yazıldığı zamanın öte...

Devamını Oku

PSİKOLOJİ

HAFİFLEMİŞ RUHLAR

3 Yorum 15 Nisan 2009

Kişisel gelişim ve psikoloji üzerine sıkıldıkça internette makalelere vs göz gezdiririm. Christopher Titmuss’un bir tavsiyesi hoşuma gitti. “Sağlıklı ilişkiler yürütmek istiyorsanız, bir haftadan daha önceki meseleleri ısıtıp ısıtıp getirmeyin tartışmalara” diyor. Sağlıklı Bir İlişki İçin İpuçlarının tamamını buradan indirebilirsiniz. (İngilizce) Böyle bir davranışı gerçekleştirecek kadar kendimizle barışık ve olgun olabilsek ne kadar huzur getirirdi taraflara değil mi? Meseleleri en [...]

Devamını Oku

KİŞİSEL, PSİKOLOJİ

Sevgilisi ile şekillenen kadınlar

2 Yorum 13 Ocak 2009

En asil duygunun insanlarıdır. Gerçekten. İroni felan yapmıyorum. Sonuçta insan hayatında en çok kimi sever, en çok kiminle birlikte olur, en çok kimi gözlemler? Tabi ki sevgilisi. Eee sevgilisi ile şekillenmesinde seninle, benimle kapıcısı cafer efendi ile mi şekillensin yani. Kimse bana “şekillenmesin kardeşim, kendi karakteri yok mu?” diye gelmesin. Bi düşünün bu durumda iletişime, paylaşıma ve bunların sonucunda insanın geçirebileceği gayet de doğal değişime ne diyeceksiniz? Buna şekillenme, büyüme, olgunlaşma, uyum sağlama filan diyoruz biz kendi aramızda. Olması gereken, doğru olanı bu. Haa bir de şu var. Sanki bu şekillenmeyi hep kötü yönde, bir özenme, bir kendini yok sayıp, karşısındakinin karakterine bürünme olarak algılamışız sanki. Peki siz ananızın karnından şu an sahip olduğunuz beğeniler, beceriler, özelliklerle mi...

Devamını Oku

KİŞİSEL, PSİKOLOJİ

Issız Adam

5 Yorum 12 Ocak 2009

“Issız Adam” son günlerde insanlar arasında sıkça konuşulan bir olgu haline gelen bir filmin adı. İlk başlarda filmin teaser afişini yaptığım için algıda seçicilik yapıp dikkate aldığımı düşünüyordum ve fazla dikkat etmemiştim. Fakat günler geçtikçe gördümki gerçektende insanlar filmden çok etkileniyorlardı. Peki genelin klasik bir senaryo olarak nitelendirdiği bu film neden bizi bu kadar etkilemişti? Hepimiz filmde kendimizden bir parça bulduğunu iddia ediyor, hayatımıza giren ıssız adam ve kadınlardan bahsediyorduk. Çünkü film günümüzün acınacak bir gerçegiydi ve hepimiz bir şekilde kıyısından köşesinden yakalayıp bir yakınlık kuruyorduk. Gelişen teknolojinin, kaybedilen değerlerin ve “ben” kimliğinin ön plana çıkması ile günümüzün en büyük sorunu sevgisizlik. Hepimiz futursuzca sevilmek, sevilmek, sevilmek istiyoruz. Sevgi konusundaki açlığımızı dindirmek, yaralarımızı iyileştirmek, bir aşk romanı karakteri gibi bir aşk yaşamak...

Devamını Oku

KİŞİSEL, PSİKOLOJİ

Yalnızlık

3 Yorum 11 Ocak 2009

Yalnızlık akıp giden ve sizi bir sona ulaştırmasını bekleyerek akmasını istediğiniz zaman içinde kapana kısılmaktır. Tekliktir ve çoğalamamaktır. Çoğalmaya çalıştıkca daha yalnızlaşmaktır. Kendi kendine yetemeyiş, yetilen noktanın sonuna geliştir. Sessizliğe seni dinlemesi için yalvarmaktan sıkılıp, seyirciye ihtiyaç duymaktır. Baş rolde en iyi performansını sergilemek için, altın bilmem ne verebilecek vasıfta insanlardan koleksiyon yapamamaktır. Tribünlere oynamamanın ödülü ya da hayatın size verdiği kırmızı karttır. Yalnızlıkla beraber olamazsınız, yalnız olduğunuzda, aslında toplamınız 1 etmez, yalnızlık bütüne ulaşamamak, 0 ile 1 arasında kalındığında her daim 0 ı seçmek zorunda kalmaktır.

Devamını Oku

MÜZİK KUTUSU

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

TWİTTER

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanishTurkish

© 2009 Düşünen Adam . Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapabilirsiniz.