Nerde okuduğumu hatırlamıyorum biryerlerde "Eskiden 2 kişi oturduğumuz kapı aralığına şimdi zor sığıyorum, insan büyüdükçe yalnız mı kalıyor ne?" okumuştum. Büyüdükçe insan bence yalnız olmayı çemberi daraltmayı tercih ediyor, belkide hayat tercih ettirtiyor. Herzaman sırtını yasladığın çember ne kadar darsa o kadar güvende olursun diye düşünürüm. Mezun olurken bir kaç arkadaşımdan yıllık yazısı istedim, gelen yazılar beni duygulandırdığı için daha sonra yıllığa koymasam bile ilerde hatırlamak istediğim bazı kişilerden de birer paragraf istedim. Hatırlamak ve hatırlanmak güzel birşey. Bu blog ne kadar açık kalır bilemiyorum fakat açık kaldığı sürece arada dönüp bakmak istediğim bazı insanların yazılarını buraya yazmak istedim. Henüz yazmamış insanlarda var geldikçe güncellerim. Hatırlamak ve hatırlanmak için benimle ilgili birşeyler karalamak isteyenlerde yorum kısmına karalayabilirler. Şahin Çetinkaya der ki; Hayatın tozlu, dumanlı, fırtınalı ergenlik yıllarından bugüne kadar, cok yola beraber baş koyduk biz, umutsuzluk güneşinin tepemize doğduğu gün ve aylarda bizi gelecege umutla baktıran hayallerimiz vardı hep, o hayalleri beraber yogurup şekillendiriyorduk ,tarifi olmayan zengin ve geniş ufkumuzda. Beraber aşık oluyor beraber ayrılıyorduk ve sonra yine beraber dertleşiyorduk, kardeş olsa bu kadar yakın, abi olsa bu kadar içten olurdu. Hayatımın 25. Yılını devir...

SON YORUMLAR