GÜNCEL, KİŞİSEL

Vatanınızı seviyor musunuz?

5 Yorum 21 Kasım 2008

Diyelim ki hiç kimse gerçekleri açıklamadı, hiç kimse eleştirmedi. Her şey aynı şekilde devam etti. Önümüzdeki yirmibeş yılda da elli bin Kürt çocuğu öldürüldü, yirmibeş otuz bin Türk çocuğu vuruldu... Yüzlerce milyar lira, bomba, mermi, roket olarak havaya savruldu. Epeyce bir para silah satışlarının komisyonu olarak onun bunun cebine girdi. Kürtlerin anadilde eğitim yapmalarına izin verilmedi. Sokak gösterileri sürdü. Polisler sokaklarda insanları vurdu. Türbanlı kızlar üniversitelere sokulmadı. Anayasa Mahkemesi keyfince anayasayı çiğnedi. Siyasi partiler kapatıldı. Devletin içinde çeteler kuruldu. Nobelli yazarlar ülkeden kaçırıldı. Ermeni yazarlar sokaklarda öldürüldü. Katillerle hatıra fotoğrafları çektirildi. Üniversite önünde yapılan bombalı katliamlar “zaman aşımına” uğratıldı. Diyelim ki bugünkü durum aynen...

Devamını Oku

PAZARLAMA, REKLAM, TEKNOLOJİ

Marketing Forum 2008 // Mağaza içi reklamcılık

Yorum Yapılmamış 13 Kasım 2008

Geçtiğimiz hafta Kapital-Mediacat grubunun düzenlediği Marketing Forum 2008'e katıldım. 3 senedir düzenli olarak katıldığım forumlara nazaran bu forumda oldukça ilgimi çeken bir konu söz konusuydu. Geçtiğimiz sene unilever'in bir yarışması için mağaza içi reklamcılık üstüne oldukça araştırma yapmıştım. RMS Instore Ltd.in kurucusu ve başkanı ayrıca POPAI İngiltere ve İrlanda Direktörü Guy Vaughan'ın “Instore Marketing ve Müşteri Trendleri” konusunda yaptığı sunum oldukça hoşuma gitti. Oldum olası reklamcılığın yaratılıktan ziyade bir rasyonelin görselleştirilmesi olduğuna inanmışımdır. Öyle ki Saygıdeğer Vaughan' bu düşüncemin pekişmesini sağlayan mağaza içi reklamcılığın aslında 2 tabela, ya da reyona sadece ürünleri dizmekten ibaret olmadığını anlattı. POPAI olarak Türkiye'de de hizmet vermekteler. Şirket olarak sizin ürününüzü önce özümseyip daha sonra satışa sunduğunuz yerlerin listesini alarak araştırma yapıyorlar. Zaten ellerinde...

Devamını Oku

PAZARLAMA, PSİKOLOJİ

Yaşamın her anında “Vücüt Dili”

1 Yorum 12 Kasım 2008

İnsanları etkileyen gizli unsurlar hep ilgimi çekmiştir. Ve bunları doğru şekilde kullanmak bütün insan ilişkilerinde güçtür. İlişkilerimde oldukça faydasını gördüğüm bir konuda bahsedelim biraz... "vücut dili". Çoğu insan aslında bilinçsizce bunu kullanır tıpkı hayatında hiç gülümseme görmemiş kör bir çocuğun gülümsemesi gibi. Fakat eğer siz bunu bilinçli kullanırsanız karşınızda ki insanı ya da insanları kısa sürede etki alanınıza alabilirsiniz. İnsanlar ağzınızdan çıkan sözlerle sizi anlamaya çalışsalarda büyük oranda vücut dilinizle sizinle iletişim kuruyorlar. Karşınızdakinin vücut dilini gözlemleyerek sözlerle maskelenen düşünceler varsa ortaya çıkartabilir ya da iletişiminizi hızlandırıp karşınızdakini daha kolay etkileyebilirsiniz. Herkesin kendilerine ait kişisel bir alanı vardır. Kişisel alanlarımız etrafımıza oluşturduğumuz belli büyüklükteki boşluktan oluşur. Bunun ölçülebilir bir büyüklüğü yoktur. Bu görünmez boşluklar kişiden kişiye değişir. Yetiştiğimiz alanın sıkışıklığı veya genişliği bunu etkileyn unsurlardan birisidir. O yüzden bir insanın sosyolojik olarak bulunduğu yerler bu alanın belirlenmesinde önemli rol oynar. Tıpkı evimizde beslediğimiz evcil kedimizle, Afrika'nın uzak bölgelerinde yetişmiş bir aslanın kişisel alanları da doğal olarak farklılık gösterir. Kişisel alanı bu kadar önemli yapan ise kimse kişisel alanına girilmesini sevmez aksine bundan rahatsız olur. Bazı yerlerde...

Devamını Oku

PAZARLAMA, REKLAM, TASARIM

Renklerin Hayatımıza Etkileri

4 Yorum 12 Kasım 2008

Renklerin insan hayatı üstündeki etkilerine yönelik 2002 bir dergi için yazdığım yazımı güncelleyerek blog açmanın verdiği rahatlıkla yeniden paylaşıyorum. ---- Renklerin insanların üzerinde bıraktığı etkileri zaman zaman duymuşsunuzdur. Ancak insan gözünün ışık ve rengi algılayan ağ tabakasının görme sinirleri vasıtasıyla bunu beyne ilettikten sonra beyinde nasıl fizyolojik etkiler yarattığını renkbilimciler henüz açıklayamıyor.Aslında gözümüze gelen görüntü iki çeşit görme hücresi aracılığı ile taranır. Silindir veya çomak şeklinde olanlar ışığı, koni şeklinde olanlar ise rengi algılar. Gözümüzde 7 milyon konik ve 100 milyon kadar silindirik hücre vardır. Renge duyarlı konik hücreler ağ tabakasının ortasında, ışığa duyarlı silindirik hücreler ise kenarında daha yoğundur. Bu nedenle gece gökyüzünde gözümüzün kenarından gördüğümüz bir yıldızı, ona doğrudan bakınca göremeyiz. Çünkü burada ışığa hassas silindirik hücreler daha az olduğundan görüntü kaybolur. Aynı şekilde gözümüzün kenarıyla baktığımız şekillerde...

Devamını Oku

KİŞİSEL

Temiz, tertemiz iPhone

1 Yorum 12 Kasım 2008

Yaklaşık 1 senedir iPhone kullanıyorum. 1 senelik süre zarfında 3. iPhone’umuda geçen hafta almış oldum. Fakat bu seferki sevinçten çok hüsranlı bir alış oldu. Bir şekilde eski iPhone’um çamaşır makinesine girdi ve 15 dk kadar yıkandı. Şuan tertemiz bir şekilde kitaplığımdan bana bakıyor. Bu kriz döneminde ona verilen parayada acımadım değil fakat insanın hayatta bir [...]

Devamını Oku


MÜZİK KUTUSU

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

TWİTTER

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanishTurkish

© 2009 Düşünen Adam . Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapabilirsiniz.